16 Ekim 2007 Salı
DEPRESYON
Kimi araba ister, kimi güzel bir tatil. Siz ise bunları isteyebilmeyi istersiniz. "Heves edebilmek bile o kadar büyük bir nimetmiş ki!" dersiniz. Huzuru özlersiniz. "Meğerse ne kadar zenginmişim, çünkü kendime sahipmişim, şimdi ise ben kendimi bulamıyorum" dersiniz. Nasıl anlatılır ki...Anlatmak çok zor. Kahkahalar da atsanız içinizde hain bir sıkıntı devamlı dürter sizi. Ölüme çağırır. Halbuki çok saçma, depresyondaysanız yaşadığınız için depresyondasınızdır. Yaşadığım için depresyodayım. Canlı olmasaydım depresyona girmezdim. Öyleyse haksız bir serzeniş var bu işin içinde, bir nankörlük...
5 Ağustos 2007 Pazar
Merhaba,
Bu yaz iki ayrı yerde tatil yaptık ve her iki işletmenin de yalancı olduğunu görmek bizi üzdü. Kaporalar yatırılına kadar çok güzel kandırılmışız. İlk gittiğimiz yer Datça, Kızılbük'te ahşap evlerdi. Ballandırıla ballandırıla anlatılan yerde havuz ilaçlanmıyordu, elektrik ikide bir kesiyordu, jenaratör yoktu, bu yüzden buzdolabındaki gıdalar ve o sıcakta yanan bedenlerimiz klimasızlıktan mahvoldu. Havuzda her gece kurbağa yüzüyordu! Korku filmi gibi herşey üst üste geldi ve son gecemiz akrep öldürmekle ve korkudan uyuyamamakla geçti. 5 gün kalmayı planladığımız yerde 2 gün kaldık. Daha önceden "5 günün kaporası 2 gündür" diyen işletme sahibi çark edip "ben yanlışlık yapmışım, aslında 3 gündür" diyerek bizi 1 gün daha kalmaya ikna etmeye çalıştı ama enayi olmadığımız için kalmadık. Tüm bunları belki de bir foruma yazmazdım fakat işletme sahibinin giderayak yaptığı ayıp bardağı taşırdı. "Sabah erken ben uyanamam, öyleyse siz anahtarı kapı üzerinde bırakırsınız" demiş olan işletme sahibi, geceleyin kardeşimin işletme kafeteryasından aldığı, bozuk para olmadığı için sabah ödeyeceğini söylediği 2ytl lik su borcu için uyandı. "Borcunuz varmış, alayım" dedi. Biz de hakkımızı helal etmeyerek ve içimizden koca bir "yuh" çekerek işletmeden ayrıldık. Kabus bu ya, ordan gittiğimiz Bodrum Yalıkavak'taki Arzu Aparts pas kokan, bırakın ağzımızı çalkalamayı, yüzümüzü yıkamaya bile izin vermeyen kuyu suyuyla, kapora yatırılmadan önce "kahvaltı dahildir" şeklinde bana e-posta atan, oraya vardığımızda ise "ne kahvaltısı" diyen sahibesiyle, toplam miktarın yarısından fazlasını girişte vermiş olmamıza rağmen, çıkıştan 2 gün önce kalan miktarı isteyen yönetim ve insaniyet anlayışıyla tam bir hayal kırıklığıydı. Dürüst insanların her zaman maddi manevi kazanacaklarına inanıyorum. Yalanlarla dolanlarla kazanılan paraların da hakkedilerek kazanıldığına inanmıyorum. Herkese dürüst işletmecilerle karşılaşacakları iyi tatiller dilerim.
Bu yaz iki ayrı yerde tatil yaptık ve her iki işletmenin de yalancı olduğunu görmek bizi üzdü. Kaporalar yatırılına kadar çok güzel kandırılmışız. İlk gittiğimiz yer Datça, Kızılbük'te ahşap evlerdi. Ballandırıla ballandırıla anlatılan yerde havuz ilaçlanmıyordu, elektrik ikide bir kesiyordu, jenaratör yoktu, bu yüzden buzdolabındaki gıdalar ve o sıcakta yanan bedenlerimiz klimasızlıktan mahvoldu. Havuzda her gece kurbağa yüzüyordu! Korku filmi gibi herşey üst üste geldi ve son gecemiz akrep öldürmekle ve korkudan uyuyamamakla geçti. 5 gün kalmayı planladığımız yerde 2 gün kaldık. Daha önceden "5 günün kaporası 2 gündür" diyen işletme sahibi çark edip "ben yanlışlık yapmışım, aslında 3 gündür" diyerek bizi 1 gün daha kalmaya ikna etmeye çalıştı ama enayi olmadığımız için kalmadık. Tüm bunları belki de bir foruma yazmazdım fakat işletme sahibinin giderayak yaptığı ayıp bardağı taşırdı. "Sabah erken ben uyanamam, öyleyse siz anahtarı kapı üzerinde bırakırsınız" demiş olan işletme sahibi, geceleyin kardeşimin işletme kafeteryasından aldığı, bozuk para olmadığı için sabah ödeyeceğini söylediği 2ytl lik su borcu için uyandı. "Borcunuz varmış, alayım" dedi. Biz de hakkımızı helal etmeyerek ve içimizden koca bir "yuh" çekerek işletmeden ayrıldık. Kabus bu ya, ordan gittiğimiz Bodrum Yalıkavak'taki Arzu Aparts pas kokan, bırakın ağzımızı çalkalamayı, yüzümüzü yıkamaya bile izin vermeyen kuyu suyuyla, kapora yatırılmadan önce "kahvaltı dahildir" şeklinde bana e-posta atan, oraya vardığımızda ise "ne kahvaltısı" diyen sahibesiyle, toplam miktarın yarısından fazlasını girişte vermiş olmamıza rağmen, çıkıştan 2 gün önce kalan miktarı isteyen yönetim ve insaniyet anlayışıyla tam bir hayal kırıklığıydı. Dürüst insanların her zaman maddi manevi kazanacaklarına inanıyorum. Yalanlarla dolanlarla kazanılan paraların da hakkedilerek kazanıldığına inanmıyorum. Herkese dürüst işletmecilerle karşılaşacakları iyi tatiller dilerim.
3 Haziran 2007 Pazar
Atina ve İstanbul
Atinadaydım, beklediğimden daha güzel bir şehir. Özellikle geceleyin Plaka harika ama İstanbul'la karşılaştırılamaz bile...İstanbul, gel öpeyim gerdanından...
20 Nisan 2007 Cuma
AŞK GERÇEK SEVGİYİ BARINDIRIR MI?
Arkadaşlar, sizce aşk gerçek sevgiyi barındırıyor mu? Sevdiğimiz kişinin mutlu olmasını isteriz. Aşık olduğumuz kişinin ise bizden başkasıyla mutlu olmasındansa mutsuz ve yalnız olmasını isteriz. Öyleyse, aşk sevgiyi kapsıyor mu???
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
